"Sevdiği bir adamın deyimi ile koca sesli kadın.Hâl-durum vaziyeti ile kadının hayta olanı.Pekâlâ ağzı bozuk bir hanımefendi.Gerisi masal, gerisi rivayet! "
12 Mayıs 2026 Salı
kolaysa anlat
Kaça kaça buraya kadar geldin, tamam, bir tek kuşlar var, onlar da birazdan susarlar, hadi tamam bi sigara daha yak, biraz tut sözlerini, tutamadın mı, bırak, diplere yanaşmıcam diye söz mü olur, diplere aşık olan ruhuna ayıp, hadi bırak, kuşlar yeniden konuşacak, hadi kalk biraz daha onlara bak, kargalar bunlar, hadi onlara kin nasıl beslenir biraz anlat, tamam pencereni de yarım kapat, bir sigaranı da yarım bırak, hadi fondip fondip, paranoyalarını da biraz yalnız bırak, buraya zor geldin, hadi keyfini çıkar, bu sabahı da gördün, tamam, iradesizsin ama, bilinçli olarak, bunu anlatmak güç, bilinçli ve iradesiz, bunların yanyana durabileceğini de gücün varsa tamam anlat, niye hep kendine konuşuyorsun, böyle her gece her sabah kendine dalmak niye-tekme tokat, buraya da bir bak, kaşın gözün dağılmış, yeter, bırak. Kuşlar yine konuşuyor, yüzünü yıka, kan görmesinler, hem kuşlar buna üzülürler, sabah sabah, kan filan. Hadi, uyu. Rüyanda da kuşlar var. Onlara uçmayı bilirken nasıl durulur, kolaysa anlat.
8 Mayıs 2026 Cuma
yara
Yaralarım biraz geç iyileşiyor, yeni fark ettim, öyle kolay atamıyorım kabukları, başkaları gibi, belki başkaları da atamıyordur, ama ben çok eminim ki, biraz derin seviyorum diğerlerinden, diğerleri her kimse, yaraları da diğerlerinden derin alıyorum haliyle, kendi başıma bir yara olduğumu söylersem fazla arabesk kaçar biliyorum geçiniz-tamam biraz modern şiirden örnekler vermek isterim size ama acılarım çok eski, izin vermiyor haliyle, belkide gizli şeker vardır bende, yani aşktan filan değil, tıbbi bi olaydır , iyileşememem. nisan'18
7 Mayıs 2026 Perşembe
ruh dengesi
En korkuncu şu, çok sevip de ömrümü vereceğim insanlarla bir uçurumda karşılaşırsam, eğer bir an bile olsun beni o uçurumdan atmaya kalkacaklarını sezdiysem, kimsenin hatırlamadığı geçmişte bir anda mesela, o kadar küçük belirsiz bi anda, çok belirgin ve açık olmasına lüzüm yok, bütün merhametim ve sen istesen de yapamazsın denilen o yer, hiç anlaşılamayan ve açıklamayan bi acımasızlığa dönüşebilir. Bununla yüzleşmek çok zordur, bu kadar sevgi doluyken, sarılıp affettiğine inandırırken birisini, o uçurumdan itebileceğini bilmek, sen bilirsin tamam da, insanların senin bunu yapamayacağına inanmaları, seni bir cinayetten daha çok yaralar. Nasıl inanırlar bu kadar gördüklerinin gerçekliğine? Bu çok ürkütücü bi şey.
3 Mayıs 2026 Pazar
yalnızlığın o şahşahalı evi
Her şeyi öğrenmişsin ama pes etmeyi öğrenememişsin, kimseye değil, kendine bir geceyi de yarıda bırakmak mesela, ezanlar birbirine ve dahi şarkılara karışmadan uyumayı öğrenememişsin-viski kadehindeki buzların gülüşmesini duymadan uyumamışsın işte, yarım bırakmamışsın hiçbir geceyi, ne kadar acı varsa, toplamışsın çıkarmışsın tamam, tartmışsın sevgisizlikleri, tamam bir daha yapmazsın, hadi bırak o janti aşk hikayelerini, yalnızlığa övgüler dizerdin hani, ne oldu da böyle birliğe inandın, kim yıktı yalnızlığının o şahşahalı evini, kim inandırdı seni kalabalık ailelere, kardeşlere, onlarla kurulan masaların güzelliğine, kim inandırdı seni beraber yürünen yolların ve sadece birlikte bakılan yıldızların gerçekliğine? -5seneöncebugün mayıs 2018
2 Mayıs 2026 Cumartesi
kabusun izahati
Uykusuz kalanlar bilir ancak; çarşafların sesleri de var, duvarlar aslında susmazlar, tavanlar hiç! Sen dilsiz sanıyorsan eşyaları, onlara bir daha bak, sana çok şey anlatacaklar. Güzel bi gece ve iç karartan sesler, şarkıların içindeki sesler, buna ne kadar melankolik diyenler, delirmişler! -hakiki kabuslarda kan yoktur, karanlık ve sisler, cancağızım bunların hepsi uydurulmuş klişeler. Goethe'nin de dediği gibi"Asıl kabus ardı arkası kesilmeyen güneşli günlerdir." Gel, kusalım istersen.
1 Mayıs 2026 Cuma
dip
tam da gök yüzüne yaklaşmışken vazgeçtim yükselmekten, bunu gök yüzüne anlatamadık, ben seni kabul etmişken nasıl vazgeçersin dedi, ben de ona anlatmadım diyalektik falan, uzun hikaye, kim inkar edebilir ki yerin dibine inmenin göğe yükseltmekten farksız olduğunu ve bu dip biraz üzülebilirseniz ama göğe çıkmaktan daha güzel. Göğe karışma cesaretinde bir menfaat vardır, neresinden baksan güzel eşsiz bi manzara. Dibi görmek, manzarasız, karanlık ve gerçek. Bulutların şiir yazdığı toprağa dalmak mı, yoksa sözde cesaret göğün koruması altında sallanmak mı? -ama burası çok derin, nefes almaktan vazgeçmeniz gerekecek.
30 Nisan 2026 Perşembe
yeni bıçak yiyenler
Yaralarınızı sardınız mı? kanamasın, yeni bıçak yiyenler çekmeyin, orada kalsın, çıkartırsanız ölürsünüz, çekmeyin kalsın. Biraz kitap okuyun, viski koyun bir kadeh, buzsuz, her şeyi kolaylaştırmayın, biraz da sıcak viski için, daha güzeldir çift buzdan, bir şarkı açın, şiir okuyun, köpekleri izleyin uzaklara bakarken ne acıları var, biraz bunlara kafa yorun, soğuk yüze çarpar, hatırlayın gerçekleri, biraz da bilime sığının, şayet şiir sizi yorarsa, korkarsanız biraz, ki korkarsınız ve nefreti de sevgiyi de birbirinden ayırmayın, yeni bıçak yiyenler, size diyorum, çekmeyin, çekerseniz ölürsünüz, çekmeyin kalsın.
29 Nisan 2026 Çarşamba
gül kurusu
gül oldun diyelim, olur ya; dağılmadan kuruman lazım gelir, zira kimse kurumayı seçtin diye sana saygı duymaz, -bana göre zira-nın sonda kullanılanı makbuldür de s.tir et, sen kurumayı seçmişsin, konumuz bu-evet böyle bi'bakış açısına sahip insanlar da var, saygı duyacak kadar delirmiş, şaşırtmacalı- gül olmaya inansa daha gerçekçi, ama gül olmuşsun işte, tamam. Gül olmana rağmen kurumayı seçmişsin. Biliyorum! Tamam. O vakit, sımsıkı kuruman gerekir, formunu bozmadan ve dahi güzelliğini tutarak, dağılmadan, bir vakitler kurumamış bi'gül olduğuna hayıflandırmadan kimseyi, hala gül kalarak, dağılırsan bi'anlamı kalmaz zira, -tam olarak bahsettiğim kullanım işte tam olarak bu- evet, hatırla; seçtiğin şey dağılmak değil, kurumak! Güzelliğini bozmadan... Sımsıkı...Bunu iyi hatırla. Tamam. Sahi, niye gül kurutur ki insanlar? 1 ekim 2015
28 Nisan 2026 Salı
ruhların arzusu
şiir mi okusam? yas mı tutsam? sesimi özledim, kendi sesime mi sarılsam, yoksa bu hiçlikte mi uyusam, kendime sarılıp kendime hayaller mi kursam? ben n'apsam da yeniden başlasam? acaba hangi iklime uysam da biraz yağsam.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)